İyi Yönetişim El Kitabı

Kamu kaynaklarını doğru ve verimli bir şekilde kullanmak bir ülkenin gelişimi için en önemli konulardan birisidir. Siyaset, kamu kaynaklarının kullanımında karar verici konumda olma hak ve sorumluğunu üstlenmek üzere yapılır. Neyin “doğru” olduğu konusunda farklı toplum kesimlerinin farklı öncelikleri olsa da, kamu kaynaklarının doğru kullanımının önündeki temel engel bu öncelik farkları değil, kamu sektöründe yönetim biliminin yeterince değerlendirilmemesidir. Bu nedenle, siyasetçilerin sadece öncelikler üzerine değil, aynı zamanda süreçleri de içeren iyi yönetişim konusuna eğilmeleri ülke gelişimi açısında kritik önemdedir. Bu konuda TESEV’in “İyi Yönetişim” Programı tarafından hazırlanan ve yeni çıkan “İyi Yönetişim El Kitabı” ülkemizde katılımcı demokrasinin ve kamu sektörü yönetim kalitesini artırmak isteyenlerin başucu kitabı olmaya adaydır.

Bu kitapta ele alınan yöntemler ülkemizde altı ilde gerçekleştirilen pilot çalışma ile geliştirilmiş ve birlikte bir bütün oluşturmaktadır. Bu çalışma Dünya Bankası tarafından Mısır ve Polonya gibi yerel yönetim reformu yapmakta olan ülkelere örnek olarak gösterilmekte ve Harvard Üniversitesi bu çalışma hakkında bir sunum yapmak üzere TESEV’i davet etmektedir. Türkiye’de gerçekleştirilen bu projeye dünyanın gösterdiği ilgiyi ülkemiz siyasetçileri, kamu yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarının da göstermesi ve bu yöntemlerin yaygın şekilde kullanıma alınması refah düzeyimizi artırmada faydalı olacaktır.

Projenin amacı ülkemizdeki kamu kaynaklarının kullanım etkinliğini artırmak üzere vatandaşın karar mekanizmalarına katılımını sağlayacak araçlar ve örnekler oluşturmaktır. Bu nedenle, iyi yönetişimin gerektirdiği katılımı sağlayabilecek yerel sivil toplum kuruluşlarına yerel üniversitelerden destek sağlayarak kurumsal kapasitenin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, stratejik planların vali, belediye başkanı gibi yerel yöneticlerle, ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yapılması sağlanarak tarafların bu konudaki yönetim süreçleri konusunda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır.

Ancak, bu projenin belki de en yenilikçi kısmı bu süreçler için girdi oluşturan bilgilerin derlenmesi ve sunulması amacıyla oluşturulan araçlardır. Bu araçlar gelişmişlik haritaları, kamu harcama analizleri ve hizmet memnuniyet araştırmaları olarak özetlenebilir. İlk kez bu araçlar kullanılarak hazırlanan stratejik planların uygulamaya ne kadar yansıdığı ve sene içinde alınan kararların sonuçlarının incelenmesi için etki analizlerinin de düzenli olarak yapılması ve sürekli öğrenme ve gelişmenin sağlanabilmesi için performansın en iyilerle kıyaslanması önemlidir.

Ülkemizde kamu kaynaklarının kullanımı konusunda karar vermeden önce yeterince bilgiye dayalı mevcut durum analizi yapılmıyor. Üstelik, yapıldığı varsayılan çalışmalar vatandaş katılımını sağlayacak bir şekilde onlarla paylaşılmıyor. Oysa, neyin hangi seviyeye geliştirmeyi hedeflediğini açıkça ortaya koymayan bir politikanın etkinliğini ölçmek mümkün olmaz. Bu nedenle, ilk yapılan çalışma vatandaşların herhangi bir ildeki dağılımını eğitim düzeyi, yaş grubu, sağlık düzeyi, elektrik veya suya ulaşılabilirlik gibi 200’ü aşkın gelişmişlik göstergesinin vatandaşların kolay algılamasını sağlayacak şekilde haritalarla sunulmasını hazırlamak oldu. Bu ‘Gelişmişlik Haritaları’ bir okulun, bir yaşlılar evinin nereye yapılmasının daha faydalı olacağı gibi temel soruları cevaplandırmakta bilgiye dayalı kararların verilmesine yardımcı olduğu gözlemlendi. Örneğin, böylesi bir bilginin karar girdisi olmadığı durumda yapılan yatırımın siyasetçiye prestij sağlayacağı düşünülen ancak kullanımı kolaylaştırıcı olmayan bir yere yapılması olasılığının çok daha yüksek olduğu görülüyor. Bir başka örnek olarak, gelişmişlik haritalarının birçok yerde yeşil kart kullanımının en yoğun olduğu yerlerin en çok gereksinim duyulan yerler değil, siyasetçiye en kolay ulaşılan yerler olduğu gözleniyor!

Özel sektörde ‘müşteri odaklı’ çalışma felsefesinin kamu sektöründeki paraleli ‘vatandaş odaklı’ çalışmadır. Vatandaş odaklı bir çalışma, öncelikle kamu kaynaklarının hangi vatandaşların, hangi gereksinimlerini karşılamak üzere kullanıldığının bilinmesini gerektirir. Bu nedenle gerçekleştirilen ‘Harcama Analizleri’ ülkemizde yerel yönetimler, merkezi hükümet, sosyal güvenlik kuruluşları gibi farklı kamu kurumlarının kullandığı kaynakların bütününün nereye gittiğini ve verimli kullanımı denetlemede kullanılabilecek kıyaslama çalışmaları yapılmasına yardımcı oluyor. Örneğin, sadece kendisine verilen kadroya uygun olarak maaş verip vermediği kontrol edilen bir kamu biriminin, ne kadar fayda sağladığı ve dolayısıyla ne kadar kadro ihtiyacı olduğu konusunda sorgulanmaması çok önemli verimsizliklere yol açabiliyor!

‘Hizmet Memnuniyet Araştırmaları’ da sadece siyasetçilere yakın olanların değil, tüm vatandaşların hangi konulara öncelik verdiği ve vatandaş memuniyetini en çok artıracak kararlar konusundaki bilginin ortaya çıkmasına ve paylaşılmasını sağlamaktadır.

Özetle, ‘İyi Yönetişim El Kitabı’ kamu kaynaklarının doğru kullanımını sağlamak üzere yol gösterici bilimsel araç ve süreçleri ortaya koyan bir çalışmanın yaygınlaşması için ortaya konan bir eserdir.

Dr. Yılmaz Argüden

Kitaba ulaşmak için lütfen tıklayınız.